Dicle ve fırat nehirleri arasındaki bölgede, mezopotamya' da yaşayan sümer' ler tarafından, m. ö. 3000 yıllarında kullanıldığı sanılan nefesli bir çalgıdır. sümer dilinde (ni) olarak adlandırılmış olup çok saygun bir yeri vardır.buradan asya ve orta anadolu kavimlerine geçmiştir. türkler, islamiyeti kabul etmelerinden önce eğlence ve diğer müzikli toplantılarında bu sazı benimseyip kullanmışlardır. iran' lılar ve ari' ler tarafından da rağbet görmüş ve kullanılmıştır.
3000-4000 yıl evvel mısır' da ney' e benzeyen bir sazın icra edildiği bilinmektedir. zira bazı mezarlarda, mumyaların yanında ney sazına benzeyen müzik aletleri bulunmuştur. mısırlı tarihçiler, ney' in icadını tanrı osiris' e dayandırırlar. bazı tarihçiler tanrı osiris' in icat ettiği ney' in lotus denilen kamıştan yapıldığını söylerler. mısır' da görülen ve bir çeşit ney olan çifte ney' i (eski rölyeflerde yer almıştır) kadınlar çalarmış. mısır' da doğru (düz) tutularak çalınan ney' lere mam veya mem, yan tutularak çalınanlara ise sebi denilirdi.
amerika kıtasında, meksika civarında yaşayan astekler de dini törenlerinde ney benzeri müzik aletleri kullanmışlardır ve mevlevilere benzer sema törenleri yapmışlardır. ney sazının buralara gelmesine sebep olarak da orta asya' dan, alaska yoluyla yapılan göçlerin neden olduğu tahmin edilmektedir. sümerlere ait kazılarda bulunan ney ve ney çalanları simgeleyen kabartma heykelleri (rölyef) günümüzde philadephia üniversitesi müzesi' nde sergilenmektedir.
Ünlü mutasavvıf feridettin- i attar' ın 'mantık ül tayr' adlı eserinde, ney' in kökeni, hz. muhammed devrine dayanır. hz. muhammed, damadı olan hz. ali' ye bazı manevi sırlardan bahsetmiş ve sıkıca saklaması için tembih etmiş. fakat hz. ali bu sırrı biriyle paylaşmak istemiş ve kuyunun içerisine bu sözleri tekrarlamış. bunu yaparken etrafta kimsenin olmadığına emin olmuş ve verdiği söze sadatsizlik ettiğini düşünmemiş. ancak allah o kuyuda uzun bir yaratmış. daha sonra deve otlatan bir çoban bu kuyudaki kamışı görünce kesmiş ve bir kaval yapmış. bir gün hz. muhammed çobanı görmüş. çoban kamıştan yaptığı bu sazı üflüyormuş. ancak mana ehli efendimiz, söylediği sırları bu kamıştan duymuş ve damadına bunu sormuş. hz. ali olayı anlatmış ve af dilemiş.
1207- 1273 yılları arasında yaşamış olan büyük türk mutasavvıfı hz. mevlana celalettin' i rumi, 6 ciltlik mesnevi şerifi' nin birinci cildinin ilk onsekiz beyitinde neyden baheder:
duy, şikayet etmede her an bu ney,
anlatır hep ayrılıklardan bu ney,
der ki feryadım kamışlıktan gelir,
kim işitse gözünden yaş gelir...
orijinali farsça olan bu beyitin ilk mısralarını, ismail dede efendi 1839 yılında ferahfeza makamında ayin- i şerif olarak bestelemiş ve beşiktaş mevlevihanesinde zamanın padişahı ii. mahmud' un huzurunda büyük bir becd ile icra edilmiştir.
hz. mevlana bir başka rübaisinde neyden şöyle söz eder:
ey neyzen, şu ney' in şeker kamışına benziyor;
sen gelmezsen, padişahlar padişahımız neş' elenemez
sen her çağı, sabaha kadar üfledin mi,
ihtiyar dünyadan bir gençtir, doğar.
hz. mevlana' dan sonra mevlevilikte de önemli yerini muhafaza eden ney; her şeye can veren nefesi, başka bir deyişle; nefha- yı ilahiyi temsil eder.
ney, din dışı türk musıkisinde ve dini musıkide kullanılan en önemli sazlardan birisidir. ney, organik yapısı nedeniyle insan sesine en yakın müzik aletlerindendir.
ney, bir çeşit sert ve sıcak iklimde yetişen kamıştan yapılır. eski neyzenler hicaz kamışını tercih ederlerdi. ayrıca suriye' nin başkenti şam civarında ainazarca adı verilen bir sazlıkta yetişenler makbuldür. türkiye' de ise antakya' nın samandağ bölgesinde yetişen kamışlar tercih edilmektedir. hatta son yıllarda kamış ticareti, yöre halkının geçim kaynaklarından biri haline gelmiştir.
ağız tarafına doğru geniş, alt tarafa doğru daralan kamışlara keler denir.
neylik kamış bir sazlıkta yetişen yüzlerce, hatta binlerce kamış içerisinden ancak seçilebilir.
seçilen kamışlarda aranılan özellikler:
1- budaklı olması
2- dış yüzeyinin sert olması
3- ince etli olması
4- kısa boğumlu olması
5- yapılacak ney' in 9 boğumlu olması (akort boyuna göre) '4. madde ile alakalalıdır'
6- mümkünse yerinde kurumuş olması. (yaş kamış yeşil, kuru kamış sarı renktir)
Neylik kamışlar kesildikten sonra açkı yapılmadan önce, bir süre doğal kurumaya terk edilir. kuruma süresi, kamışın yaşlık (tazelik) derecesine bağlıdır. ancak ne kadar kurusa da ney haline dönüştükten sonra ve üflenmeye başlandıktan itibaren asıl kuruma başlar. buna doğal fırınlanma denilir. nefes, kamışı yakarak içinde siyah bir tabaka oluşturmaya başlar. bu da sazın sesinin güzelleşmesine, olgunlaşmasına neden olur. ayrıca dış rengi de kızarmaya başlar. eski tekke ney' leri siyaha yakın koyulaşmışlardır. bu renk koyulaşması, üflemenin yanı sıra, havada bulunan karbonik asitle birleşmesinden de oluşur. istenilen koyu renge dönüşmesi için en az 50 yıl gereklidir. bu süre içinde sazın sesi mükemmelleşir.
günümüzde, organik veya inorganik yöntemlerle de suni fırınlanma yapılmaktadır. organik olarak neyi hakiki zeytinyağını kızdırıp, içinde bir miktar bekletmek suretiyle, bir çeşit fırınlama yapabilirsiniz. yağın içerisine bir çorba kaşığı türk kahvesi ve birkaç adet yeşil ceviz kabuğu konulursa tabii bir renk koyulaşması da yapılabilir. ancak bunu yaparken çok dikkat edilmelidir. ney, yağın içerisinde kontrollü olarak tutulmalıdır. zira kamış kızgın yağın içerisinde fazla kalırsa çatlar. bu işlem için göz takibi önemlidir. örneğin bir dakikalık bir bekletiş bile hafif kızarmayı başlatabilir. bu nedenle ney' i yağın içerisinde devamlı bekletmeden bir kaç kez tekrarlanarak bu işlem yapılmalıdır. istenilen renk tonuna erişinceye kadar bu işlem yapılabilir. (Bu bilgilerin uygulanması tarafımca kesinlikle önerilmez. Bilgi edinilmesi maksadıyla aktarılmıştır.)
akortlarına göre en çok kullanılan boylar: (büyükten küçüğe)
- mansur
- kız
- yıldız
- müstahzen nısfiye
- süpürde nısfiye
- bolahenk nısfiye
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder